Hayırlı sabahlar sevgili dostlar
Epey uzun bir aradan sonra Merhaba :)
Sürekli yoğun ve koşuşturmalı geçirdiğim şu dönemlerde kısa da olsa nefes alabilecek vakitler bulabiliyorum kendime çok şükür. Son iki aydır bir çoğu yatılı olmak üzere epey misafir ağırladık :) elhamdülillah, misafir berekettir. Haftasonları da iş gereği mecburi şehir dışına çıkma durumlarımız olunca evime ve sakinliğe özlemim arttı :)
Bizim için her konu da yeniliklerle dolu bir yıl olacağa benziyor. Önce benim iş değişikliğim ve şu sıra eşimin de gerçekleşmek üzere olan iş değişikliği derken sanırım yakın bir zaman içinde semt değişikliği de söz konusu olacak. Her ne kadar yorucu olacağını bilsem de ,bir türlü ısınamadığım Avrupa yakasından Anadolu yakasına taşınma fikri beni mutlu ediyor. Sanki ait olduğum yere gidecekmişim gibi :) Rabbim hakkımız da hayırlısını nasip etsin inşallah..
Girizgah cümlelerinden sonra gelelim yazımızın asıl konusuna. Dialogue in the dark son zamanlarda sosyal medyada adını sıkça duyduğum deneyimsel bir sergi. Diğer sergilerden farklı olarak içerisi zifiri karanlık ve bu karanlıkta görme engelli bir rehber eşliğinde ufak bir istanbul turu atıyorsunuz. Böylelikle görme engelli insanların hayatlarına onların gözünden tanıklık etmiş oluyorsunuz. Görmeden ağaca yapraklara dokunmak , vapura binmek , tramvayda yolculuk yapmak, kafede oturmak,yiyip içmek.. En önemlisi görmeyince daha aktif hale gelen diğer duyularımız.. Dinlemek.. Dokunmak.. Hissetmek..

